Menderes’e atfedilen ve onun halk üzerindeki etkisini ve parti içindeki mutlak liderliğini ifade ettiği iddia edilen kibirli bir sözdür. Bu ifadenin gerçekten Menderes tarafından söylenip söylenmediği tartışmalı olsa da, onun siyasi kimliğinin bir parçası haline gelmiştir. Bu söz, “Milli İrade“nin aslında liderin şahsında toplandığı, seçmenlerin partiye veya adayın niteliklerine değil, doğrudan lidere oy verdiği şeklindeki bir çoğunlukçu ve karizmatik liderlik anlayışını yansıtır. Muhalifleri tarafından, Menderes’in demokrasi anlayışının sığlığını ve halkın iradesini küçümsediğini göstermek için sıkça kullanılmıştır
7 Haziran 1945’te Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan tarafından CHP Meclis Grubu’na sunulan ve Türkiye’de çok partili hayata geçişin fitilini ateşleyen tarihi önergedir. Takrir, anayasanın tam olarak uygulanmasını, parti tüzüğündeki antidemokratik hükümlerin kaldırılmasını ve daha fazla demokrasi ve özgürlük talep ediyordu. Önergenin reddedilmesi ve imzacılarının (Bayar hariç) partiden ihraç edilmesi, Demokrat […]
Menderes’in özellikle radyo konuşmalarında ve mitinglerde halka seslenirken kullandığı standart hitap biçimidir. Bu ifade, tek parti döneminin daha mesafeli ve bürokratik dilinden belirgin bir kopuşu temsil eder. “Aziz” ve “muhterem” gibi saygı ve sevgi bildiren kelimelerin seçilmesi, lider ile halk arasında samimi, kişisel ve doğrudan bir bağ kurma amacını taşır. Menderes’in popülist siyaset anlayışının bir […]
Menderes’in 1954’te bir DP grup toplantısında söylediği iddia edilen, son derece tartışmalı bir ifadedir. Bu söz, “Milli İrade” kavramını anayasal ve yasal sınırların ötesine taşıyan, mutlak ve sınırsız bir egemenlik anlayışını yansıttığı için büyük tepki çekmiştir. Söylemin bağlamı, milletin iradesinin her şeyin üstünde olduğunu ve meclisin bu irade doğrultusunda her türlü değişikliği yapabileceğini vurgulamaktır. Ancak […]