ktidarı eleştirmeyen, aksine onun politikalarını sorgusuzca destekleyen ve muhalefeti hedef alan medya kuruluşlarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Kılıçdaroğlu, bu yapıları, halkın doğru haber alma hakkını engelleyen ve bir “korku iklimi” yaratan aparatlar olarak görür.
Hz. Ali’ye atfedilen ve devlet yönetiminin temel ilkesinin adalet olması gerektiğini vurgulayan tarihi bir sözdür. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyi laiklik ilkesini ve devletin tüm inançlara eşit mesafede durması gerektiğini savunurken kullanır. Ona göre devletin dayatacağı bir din olmamalı, tek inancı ve temel prensibi adalet olmalıdır. Bu söylem, adaleti en üstün değer olarak konumlandırarak, liyakat ve hukukun […]
Siyasetteki yolsuzluğu, kayırmacılığı ve çıkar çatışmalarını önlemek amacıyla çıkarılacağını vaat ettiği bir yasal düzenlemedir. Bu kanun, siyasetçilerin mal varlıklarından, kamu ihaleleriyle ilişkilerine kadar geniş bir alanda şeffaflık ve denetim getirmeyi amaçlar. Bu vaat, “temiz siyaset” ve “hesap verebilirlik” ilkelerini kurumsallaştırma hedefini yansıtır.
Yargı sistemi içinde, hukuka göre değil, siyasi veya kişisel çıkarlara göre hareket eden, rüşvet ve usulsüzlükle karar alan hakim ve savcı gruplarını tanımlamak için kullanılan çok sert bir suçlamadır. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyi kullanarak yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kalktığını ve adaletin bir “çete” yapılanmasının eline geçtiğini iddia eder. Bu söylem, “devletin dini adalettir” ilkesinin nasıl yok […]