Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözüne doğrudan bir göndermedir. Kılıçdaroğlu bu ifadeyi, tarım politikalarını ve çiftçilere yönelik vaatlerini (borç faizlerinin silinmesi, kırmızı mazot, alım garantisi vb.) özetlemek için kullanır. Bu söylem, çiftçinin ihmal edildiği ve yoksullaştırıldığı iddiasına karşı, tarımsal üretimi ve üreticiyi yeniden ekonominin merkezine koyma hedefini taşır. Atatürk’e yapılan bu referans, aynı zamanda kendi politikalarını Cumhuriyet’in kurucu felsefesiyle ilişkilendirerek meşrulaştırma amacı güder.
Kılıçdaroğlu’nun söyleminde esnaf, ekonomik krizden en çok etkilenen, “siftahsız kepenk kapatan” ve devlet tarafından yalnız bırakılan toplumsal kesimin bir sembolüdür. Esnafın sorunlarına sıkça değinmesi, “halkın içinden biri” ve “milletin sesi” olma iddiasını güçlendirir. Onun için esnaf, ekonominin bel kemiği ve toplumsal dokunun temel taşıdır. Vaatleri arasında esnafın borç faizlerinin silinmesi gibi somut öneriler bulunur.
Çiftçilere ÖTV ve KDV’siz, yani daha ucuza mazot verilmesini öngören somut bir tarım vaadidir. “Kırmızı” rengi, bu mazotun sadece tarımsal faaliyetlerde kullanılmasını sağlamak ve kaçak kullanımı önlemek için renklendirilmiş olacağını belirtir. Bu vaat, çiftçinin en büyük girdi maliyetlerinden birini düşürerek üretimini ve rekabet gücünü artırmayı hedefler. “Havza Bazlı Planlama” gibi, bu da Kılıçdaroğlu’nun somut ve […]
“Firavunların iktidarı” veya “Saray rejimi” gibi elitist ve halktan kopuk olarak nitelediği yönetim anlayışının zıddı olarak konumlandırılan ideal yönetim biçimidir. Bu ifade, kurulacak yeni yönetimin gücünü halktan alacağını, halka hesap vereceğini ve önceliğinin halkın refahı olacağını vaat eder. Demokratik, katılımcı ve sosyal adaleti önceleyen bir yönetim anlayışını simgeler.