Basının, yazdığı bir haberin veya iddianın doğruluğunu mahkemede kanıtlama hakkıdır. 1950’lerin ortalarında, DP hükümetinin basın üzerindeki baskıları artırmasıyla birlikte “ispat hakkı” talebi, basın özgürlüğü mücadelesinin merkezine oturmuştur. Hükümet, hakaret davalarında basına bu hakkı tanımak istemiyordu. Bu konudaki tartışmalar o kadar büyüdü ki, “ispat hakkı“nı savunan dokuz DP milletvekili partiden ihraç edildi ve bu ihraçlar Hürriyet Partisi’nin kurulmasına yol açtı. Bu olay, Menderes’in iktidarı süresince demokrasi ve özgürlükler konusundaki söylemi ile eylemleri arasındaki çelişkinin en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Menderes’in, 1950’lerin sonlarında hükümete karşı artan öğrenci ve akademisyen protestolarını eleştirmek için kullandığı aşağılayıcı ve damgalayıcı bir ifadedir. Üniversite hocalarının giydiği akademik cüppelere atıfta bulunan bu terim, aydınları ve akademisyenleri halktan kopuk, ülkenin gerçeklerinden habersiz, hükümetin “Kalkınma Hamlesi“ni anlamayan, kışkırtıcı ve yıkıcı bir elit zümre olarak tasvir etmeyi amaçlar. “Kara” sıfatı, bu grubun niyetlerinin karanlık, […]
Menderes’in, özellikle 1950’lerin ikinci yarısında yaşanan ekonomik sıkıntıları (enflasyon, mal darlığı vb.) dile getiren muhalefet partilerini, basını ve aydınları suçlamak için kullandığı bir terimdir. Bu ifadeye göre, ortada gerçek bir ekonomik “buhran” yoktur; sadece muhalefet, halkı paniğe sevk etmek ve hükümeti zayıflatmak için kasıtlı olarak “buhran” söylentisi yaymaktadır. “İsmet Paşa buhran var diyor. Buhran İsmet […]
İlk olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında CHP hükümeti tarafından çıkarılan ve devlete ekonomi üzerinde olağanüstü yetkiler veren bir yasadır. DP, muhalefetteyken bu kanunu sert bir şekilde eleştirmiştir. Ancak ironik bir şekilde, 1956 yılında ekonomik kriz derinleşince, Menderes hükümeti bu kanunu yeniden yürürlüğe koymuştur. Bu karar, DP’nin savunduğu liberal ekonomi politikalarıyla ve tek parti dönemine yönelik […]