Ecevit’in siyasi düşüncesinde merkezi ve zamanla vurgusu değişen bir ilkedir. Kariyerinin başından sonuna kadar laikliğin tavizsiz bir savunucusu olmuştur. Ancak onun laiklik anlayışı iki farklı dönemde incelenebilir. 1970’lerde, özellikle muhafazakâr kitlelere ulaşma çabasıyla “inançlara saygılı laiklik” formülünü geliştirmiştir. Bu, laikliğin din karşıtlığı olmadığını, aksine tüm inançların güvencesi olduğunu vurgulayan daha liberal ve kapsayıcı bir yorumdur. 1990’larda ise, siyasal İslam’ın yükselişini bir tehdit olarak algılamasıyla birlikte, laiklik anlayışı daha katı, savunmacı ve devletçi bir karaktere bürünmüştür. “Laiklik ilkesi cumhuriyetin aşil topuğudur” sözü ve Merve Kavakçı olayındaki tutumu, bu ikinci dönemdeki tavizsiz ve korumacı laiklik anlayışını yansıtır.