Arşivler: Sözlük Terimleri

Rabia

Mısır’daki 2013 askeri darbesi sonrası darbe karşıtlarının sembolü haline gelen, dört parmağın kaldırıldığı bir işarettir. Erdoğan, bu işareti Türkiye siyasetine taşıyarak ona yeni bir anlam yüklemiştir. Bu yeni anlam, “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” olarak formüle edilen dört temel ilkeyi temsil eder. Erdoğan’ın mitinglerde sıkça yaptığı bu işaret, AK Parti’nin siyasi kimliğinin […]

Sandık

Demokrasinin ve “milli iradenin” tecelli ettiği nihai ve en meşru yer olarak kabul edilen simgesel bir kavramdır. Erdoğan’ın söyleminde “sandık,” her türlü siyasi tartışmayı sonlandıran, gücün tek meşru kaynağı olan nihai hakemdir. “Hesabı sandıkta sorarız” veya “Millet kararını sandıkta verir” gibi ifadeler, siyasi mücadelenin meşru alanının sadece seçimler olduğunu, sokak protestoları veya diğer muhalefet biçimlerinin […]

Üç-beş

Hükümet karşıtı protestolara katılanların, belirli bir konuda eleştiri yöneltenlerin veya marjinal olduğu düşünülen grupların sayısını küçümsemek ve onların halkın genelini temsil etmediğini vurgulamak için kullanılan bir azımsama ifadesidir. “Üç-beş çapulcu,” “üç-beş ağaç için” gibi kullanımlar, eylemin veya talebin toplumsal bir karşılığı olmadığını, önemsiz bir azınlığın işi olduğunu ima eder. Bu, muhalif hareketlerin kitleselliğini ve meşruiyetini […]

Topunuz gelin

Türkiye’ye karşı komplo kurduğu veya saldırdığı iddia edilen tüm iç ve dış düşmanlara yönelik bir meydan okuma ifadesidir. Bu slogan, liderin ve milletin hiçbir düşmandan korkmadığını, hepsine karşı aynı anda mücadele etmeye hazır ve kararlı olduğunu gösterir. Bir kuşatılmışlık psikolojisi yaratırken, aynı zamanda bu kuşatmaya karşı gösterilen cesaret ve özgüveni vurgular. Bu, seçmen tabanını liderin etrafında […]

Tek parti faşizmi

Cumhuriyetin ilk yıllarını, özellikle İsmet İnönü dönemindeki tek partili CHP yönetimini, baskıcı, anti-demokratik ve halkın değerlerine yabancı bir “faşizm” dönemi olarak nitelemek için kullanılan bir ifadedir. Bu söylem, AK Parti’nin kendi iktidarını, o “karanlık” dönemin bir reddi ve gerçek demokrasinin başlangıcı olarak konumlandırmasını sağlar. Tarihi, “milletin değerlerini temsil edenler” ile “halka tepeden bakan, milleti istismar […]

Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan

Erdoğan’ın “Rabia” işaretiyle sembolleştirdiği, AK Parti’nin ve “Yeni Türkiye” idealinin temel dört direğini oluşturan merkezi bir slogandır. Bu slogan, Türkiye’nin üniter yapısını ve ulusal birliğini vurgular. “Tek millet,” Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının etnik kökenine bakılmaksızın tek bir millet olduğu fikrini; “tek bayrak,” Türk bayrağının tek egemenlik sembolü olduğunu; “tek devlet,” Türkiye Cumhuriyeti’nden başka bir devlet yapısının […]

Şer odakları

Türkiye’nin istikrarına, hükümetin politikalarına ve “milli iradeye” karşı faaliyet gösterdiği varsayılan, kimliği genellikle belirsiz bırakılan iç ve dış düşman gruplarını tanımlayan bir ifadedir. “Faiz lobisi,” “üst akıl,” “ihanet şebekeleri” gibi diğer komplo anlatılarıyla eşanlamlı olarak kullanılır. “Şer” kelimesi, bu grupların eylemlerini siyasi bir muhalefet olmaktan çıkarıp, ahlaki olarak mutlak “kötülük” kategorisine sokar. Bu, siyasi mücadeleyi […]

Şehadet şerbeti

Özellikle terörle mücadelede veya 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylarda hayatını kaybeden güvenlik görevlileri ve sivillerin ölümünü tanımlamak için kullanılan dini ve şiirsel bir metafordur. Bu ifade, ölümü sıradan bir kayıp olarak değil, İslam inancındaki en yüksek mertebelerden biri olan “şehitlik” makamına ulaşmak için içilen kutsal bir “şerbet” olarak yüceltir. Bu retorik, kayıpların acısını hafifletmeyi, […]

Suretiyle

“Yoluyla,” “biçimiyle,” “aracılığıyla” anlamlarına gelen, Osmanlıca kökenli bir zarftır. Resmi ve hukuki dilde sıkça kullanılan bu kelime, Erdoğan’ın hitabetinde konuşmaya bir ağırlık, bir resmiyet ve bir vukufiyet katmak için kullanılır. “Bu yasayı çıkarmak suretiyle…” gibi bir kullanım, yapılan eylemin planlı, usulüne uygun ve ciddi bir iş olduğunu vurgular.

Sen kimsin ya

Siyasi rakiplere, muhaliflere veya eleştiri yönelten kişilere karşı kullanılan, onların statüsünü, yetkisini ve kendisini eleştirme hakkını sorgulayan, küçümseyici ve azarlayıcı bir retorik sorudur. Bu ifade, muhatabı siyasi bir aktör olarak ciddiye almadığını, onu denk bir rakip olarak görmediğini ve yönelttiği eleştirinin değersiz olduğunu ima eder. Bu, liderin otoritesini ve hiyerarşik üstünlüğünü pekiştiren, cepheleşmeci ve kişisel […]

×

Giriş Yap

Üye Ol

Büyütülmüş Resim ×