Siyasi rakiplere, muhaliflere veya eleştiri yönelten kişilere karşı kullanılan, onların statüsünü, yetkisini ve kendisini eleştirme hakkını sorgulayan, küçümseyici ve azarlayıcı bir retorik sorudur. Bu ifade, muhatabı siyasi bir aktör olarak ciddiye almadığını, onu denk bir rakip olarak görmediğini ve yönelttiği eleştirinin değersiz olduğunu ima eder. Bu, liderin otoritesini ve hiyerarşik üstünlüğünü pekiştiren, cepheleşmeci ve kişisel bir saldırı biçimidir.
Yine 17-25 Aralık sonrası Fethullah Gülen’i işaret etmek için kullanılan bir başka ifadedir. “Zat” kelimesi, saygıdan çok bir küçümseme, önemsizleştirme ve hatta şeytanileştirme iması taşır. Gülen’in ismini anmaktan imtina ederek, onu gayrişahsi ve meşruiyet dışı bir figür olarak kodlar. Bu ifade, “Pensilvanya” kullanımıyla birlikte, Gülen’i hem bir dış güçlerin piyonu hem de Türkiye’ye yönelik komploların […]
Cumhuriyetin ilk yıllarını, özellikle İsmet İnönü dönemindeki tek partili CHP yönetimini, baskıcı, anti-demokratik ve halkın değerlerine yabancı bir “faşizm” dönemi olarak nitelemek için kullanılan bir ifadedir. Bu söylem, AK Parti’nin kendi iktidarını, o “karanlık” dönemin bir reddi ve gerçek demokrasinin başlangıcı olarak konumlandırmasını sağlar. Tarihi, “milletin değerlerini temsil edenler” ile “halka tepeden bakan, milleti istismar […]
“Mesele” kelimesinin, ortadaki ‘e‘ sesinin üzerine vurgu yapılarak ve uzatılarak telaffuz edilen şeklidir. Bu telaffuz biçimi, sıradan bir konudan değil, çok daha derin, temel ve hayati bir problemden bahsedildiğini vurgulamak için kullanılır. Konuşma sırasında “mes’ele” kelimesine yapılan bu özel vurgu, dinleyicinin dikkatini çekmeyi, konunun önemini ve ciddiyetini artırmayı ve liderin o konuya atfettiği ağırlığı göstermeyi […]