Sandık

Menderes’in söyleminde, demokrasinin ve “Milli İrade“nin tecelli ettiği kutsal bir mekanizma olarak sunulur. Menderes için “sandık“, her türlü siyasi tartışmayı sona erdiren nihai hakemdir. Bir siyasi gücün meşruiyetinin tek ölçütü sandıktan çıkıp çıkmadığıdır. Bu anlayış, iktidarının meşruiyetini sürekli olarak 1950, 1954 ve 1957 seçim zaferlerine dayandırmasına yol açmıştır. Ancak bu “sandık fetişizmi“, zamanla demokrasinin diğer unsurlarını (hukukun üstünlüğü, güçler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler) göz ardı eden bir çoğunlukçuluğa dönüşmüştür. Muhalefetin eleştirilerine karşı sık sık “Millet sandıkta cevabını verir” argümanını kullanması, bu yaklaşımın bir göstergesidir.

Bir Yorum Bırakın

×

Giriş Yap

Üye Ol

Büyütülmüş Resim ×