Popüler olmayan veya riskli bir karar alındığında, bu kararın olası olumsuz sonuçlarının ve seçmen nezdindeki maliyetinin sorumluluğunu üstlendiğini belirtmek için kullanılan ifade. “Gerekirse siyasi bedelini biz öderiz” şeklindeki kullanım, kararlılık, cesaret ve “milletin çıkarı için” popüler olmayan adımları atmaktan çekinmeme imajı çizer. Bu, liderin günübirlik siyasi çıkarlar yerine, devletin uzun vadeli çıkarlarını gözettiği iddiasını güçlendiren bir yönetişim söylemidir.
Erdoğan’ın kendi siyasi kariyerini ve AK Parti iktidar dönemlerini, geleneksel esnaf loncalarındaki (Ahilik) hiyerarşiye benzer bir şekilde aşamalara ayıran bir metafordur. Bu anlatıya göre, 2002-2007 arası “çıraklık,” 2007-2011 arası “kalfalık” ve 2011 sonrası ise “ustalık” dönemidir. Erdoğan, daha sonra “baş ustalık için icazet” istediğini de belirtmiştir. Bu metafor birkaç önemli işleve sahiptir: Birincisi, iktidarın zaman […]
Genellikle bir konuşmanın başında veya ortasında, geçmişteki olumsuz durumlarla bugünkü başarıları kıyaslamak için kullanılan bir geçiş ifadesidir. “Türkiye’nin 20 yıl önce geldiği noktayı hatırlayın…” gibi kullanımlarla, iktidarının ülkeyi ne kadar ileriye taşıdığını vurgular. Bu, siyasi rakiplerin eleştirilerini, geçmişteki kendi başarısızlıklarıyla kıyaslayarak etkisizleştiren ve kendi icraatlarını tartışılmaz bir başarı hikayesi olarak sunan bir retorik tekniktir. Bu, […]
Siyasi ve ekonomik belirsizliğin sona ermesi, düzenin kararlı bir şekilde devam etmesi durumunu ifade eder. AK Parti söyleminde “istikrar,” partinin tek başına iktidarda olmasıyla doğrudan özdeşleştirilmiştir. Bu retorik, 1990’ların koalisyon hükümetleri dönemindeki siyasi ve ekonomik krizlere bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” gibi kampanya sloganları, seçmene AK Parti’ye oy vermemenin kaos, belirsizlik […]