DP söyleminde, “Tek Parti Devri” ile eş anlamlı olarak kullanılan ve CHP’nin 27 yıllık iktidarını duygusal ve ahlaki olarak mahkum etmeyi amaçlayan bir ifadedir. “Zulüm” kelimesi, o dönemi sadece siyasi bir hata veya eksiklik olarak değil, aynı zamanda halka karşı işlenmiş ahlaki bir suç, bir haksızlık ve eziyet dönemi olarak tanımlar. Bu ifade, DP’nin iktidara gelişini bir kurtuluş ve bu “zulmün” sona erişi olarak sunar. Özellikle dini ve muhafazakâr kitlelerin tek parti dönemine yönelik algılarına hitap eden bu terim, siyasi geçmişi ahlaki kategoriler (iyi/kötü, zalim/mazlum) üzerinden yeniden inşa ederek güçlü bir duygusal etki yaratır.
Menderes’in, CHP’nin tek parti dönemindeki ekonomik ve siyasi anlayışını eleştirmek için kullandığı bir terimdir. “İnhisarcı” (tekelci) sıfatı, CHP’nin hem ekonomide devletçiliği dayattığını hem de siyasette tüm gücü kendi elinde topladığını, başka hiçbir partiye veya görüşe yaşam hakkı tanımadığını ima eder. DP, kendi siyasetini bu “inhisarcı zihniyet“in tam tersi olarak, yani hem ekonomide serbest rekabete hem […]
DP’nin 1950’de iktidara geldikten sonra çıkardığı ilk yasal düzenlemelerden biridir. Menderes, hükümet programını sunarken, “teminatlı bir adalet” ilkesi gereği bir af kanunu çıkaracaklarını belirtmiştir. Bu kanun, siyasi suçlular da dahil olmak üzere geniş bir kesimi kapsamaktaydı. Retorik olarak bu hamle, DP’nin tek parti döneminin baskıcı ve adaletsiz uygulamalarına son veren, daha özgürlükçü ve affedici bir […]
DP’lilerin, özellikle Menderes’in, 1950 öncesi CHP iktidarını tanımlamak için kullandığı pejoratif bir ifadedir. Bu terim, tek parti dönemini siyasi özgürlüklerin kısıtlandığı, basının susturulduğu, muhalefetin ezildiği ve halkın iradesinin yok sayıldığı bir “zulüm dönemi” olarak çerçeveler. DP, kendi iktidarını bu “baskı rejimi“ne son veren bir “Beyaz İhtilal” olarak sunarak meşruiyetini güçlendirmiştir. İronik olarak, iktidarının son yıllarında […]