Yunanistan’ın “Ege bir Yunan gölüdür” iddiasına karşı verdiği, üç aşamalı ve mantıksal bir yapıya sahip nüktedan bir yanıttır: “Ege bir Türk gölü değildir. Ege bir Yunan gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir“. Bu cevabın ilk iki cümlesi Türkiye’nin dengeli ve uluslararası hukuka uygun pozisyonunu belirtirken, son cümle konuyu absürt bir mantıkla sonlandırarak […]
Kişiler: Süleyman Demirel
Elektriğin komünisti olur mu?
Soğuk Savaş döneminde, komünist bir ülke olan Bulgaristan’dan elektrik alınmasını eleştirenlere karşı kullandığı bir ifadedir. Bu retorik soru, ideolojik saplantıların ülkenin pratik ihtiyaçlarının önüne geçmemesi gerektiğini savunur. Retorik işlevi, kalkınma ve teknolojinin (elektrik) ideolojiler üstü olduğunu vurgulayarak, eleştirileri pragmatizm temelinde geçersiz kılmaktır. Bu söz, Demirel’in “Bize plan değil, pilav lazım” anlayışıyla tutarlıdır; yani önemli olanın […]
Enkaz devraldık
İktidara gelen hükümetlerin, kendilerinden önceki yönetimi eleştirmek ve kendi dönemlerinde yaşanabilecek olası başarısızlıklar için bir mazeret hazırlamak amacıyla kullandığı klasik bir siyasi ifadedir. Bu ifadenin Türk siyasetindeki popülerleşmesinde Demirel’in önemli bir rolü olmuştur. Siyasi işlevi, başlangıçta halktan bir kredi talep etmek, beklentileri düşürmek ve siyasi sorumluluğu geçmişe yüklemektir. Bu, siyasi anlatıyı kontrol etme ve kendi […]
Feminizm fevkalade bir şeydir
Gazeteci Duygu Asena’nın feminizmle ilgili bir sorusuna verdiği kaçamak ve ironik yanıttır: “Bunun icabı vardır veya yoktur bu ayrı bir mesele… İcabı varsa feminizm fevkalade bir şeydir“. Bu cevap, Demirel’in tam olarak anlamadığı veya muhafazakâr tabanını rahatsız edebilecek bir konuda net bir pozisyon almaktan kaçınma stratejisini gösterir. “İcabı varsa” koşulunu ekleyerek, konuyu kendi bağlamından koparıp […]
Fırat’ın kenarındaki bir kuzudan ben sorumluyum
İslam halifesi Hz. Ömer’e atfedilen “Dicle kenarında bir kurt bir koyunu kapsa, adl-i ilahi Ömer’den sorar onu” sözünün Demirel tarafından kendi siyasi sorumluluk anlayışına uyarlanmış halidir. Bu ifade, bir liderin ülkenin en ücra köşesindeki en küçük bir sorundan bile nihai olarak sorumlu olduğunu belirten yüce bir devlet adamlığı anlayışını yansıtır. Retorik işlevi, kendisini adil, her […]
GAP’ı gaptırmam
Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) önemini vurgulamak ve bu projeyi siyasi olarak sahiplendiğini göstermek için kullandığı, kelime oyunu içeren bir slogandır. “Gapmak” (kapmak) fiilini kullanarak, projeye yönelik olası engellemeleri veya sahiplenme girişimlerini bir “çalma” eylemi olarak kodlar ve kendisini projenin koruyucusu olarak konumlandırır. Bu slogan, hem projenin büyüklüğünü halkın anlayacağı bir dille anlatır hem de Demirel’in […]
Gardeşim
“Kardeşim” kelimesinin halk ağzındaki, özellikle Ege şivesindeki söyleniş biçimidir. Demirel’in konuşmalarında, özellikle halka hitap ederken veya samimi bir ton yaratmak istediğinde kullandığı bir hitap şeklidir. Bu kelimenin kullanımı, onun “halktan biri” olma, köklerini ve şivesini unutmamış olma imajını güçlendirir. Akademik veya bürokratik dil yerine halkın dilini kullanarak, seçmenle arasındaki mesafeyi kapatmayı ve onlarla hemşerilik temelinde […]
Görünen köy uzakta değildir
Aslında “Görünen köy kılavuz istemez” atasözünün Demirel tarafından sıklıkla kullanılan bir versiyonudur. Bu ifade, bir sonucun veya siyasi gelişmenin artık çok belirgin ve yakın olduğunu, gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu anlatmak için kullanılır. Retorik olarak, kendi siyasi öngörülerinin doğruluğunu kanıtlama ve rakiplerini yaklaşan kaçınılmaz sona (örneğin bir seçim yenilgisi veya hükümetin düşmesi) karşı uyarma amacı taşır. Bu, […]
Güniz Sokak
Süleyman Demirel’in Ankara’daki evinin bulunduğu sokağın adıdır. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesi sonrası siyasi yasaklı olduğu dönemde, evinin fiili bir siyaset merkezine dönüşmesiyle sembolik bir anlam kazanmıştır. “Güniz Sokak“, yasaklara rağmen Demirel’in siyaseti yönlendirmeye devam ettiği, merkez sağ siyasetin gayriresmi karargahı anlamına gelen bir metafor haline gelmiştir. Bu isim, Demirel’in siyasi yasakları tanımayan direncini ve […]
İcraat
Demirel’in siyaset felsefesinin merkezinde yer alan bir kavramdır. “İcraat“, laf yerine iş üretmek, somut projeler (yollar, köprüler, barajlar, fabrikalar) yapmak anlamına gelir. Demirel için siyasi meşruiyetin temel kaynağıdır. Söyleminde “icraat“, soyut ideolojilere, kısır siyasi çekişmelere ve bürokratik atalete karşı bir panzehir olarak sunulur. “Büyük Türkiye” idealine ulaşmanın tek yolu olarak gösterilir. Bu kavram, onun kalkınmacı […]
Süleyman Demirel Karnesi
Tematik Odak Dağılımı
Sık Kullandığı Terimler
Kişiler: Süleyman Demirel Hakkında
Süleyman Demirel’in Türk siyasi hayatındaki 40 yıla yayılan etkinliği, sadece siyasi manevraları ve icraatları ile değil, aynı zamanda kendine özgü, çok katmanlı ve son derece işlevsel dil kullanımıyla da şekillenmiştir. Demirel’in söylemi, akılda kalıcı aforizmalar ve nüktelerden ibaret bir koleksiyon değil, Türkiye’nin çalkantılı siyasi zemininde uzun süre ayakta kalabilmek ve krizleri yönetebilmek için tasarlanmış sofistike ve tutarlı bir retorik sistemidir. Bu sistem, birbiriyle sinerji içinde çalışan dört temel direk üzerine inşa edilmiştir: Pragmatist realizm, kalkınmacı popülizm, “halkın adamı” mitosu ve nüktedan kriz yönetimi. Bu direkler, Demirel’in merkez sağ siyasetteki merkezi konumunu pekiştirmiş ve onu hem askeri vesayetle müzakere edebilen hem de geniş halk kitleleriyle doğrudan bağ kurabilen ender liderlerden biri yapmıştır.