Muhaliflere, eleştirel seslere veya memnuniyetsizliğini dile getiren kesimlere yönelik kullanılan üstü kapalı bir tehdit ve uyarı ifadesidir. Genellikle ekonomik zorluklar veya siyasi baskılarla ilgili şikayetlere yanıt olarak söylenir ve mevcut durumdan şikayet edenleri, gelecekte daha da kötü koşullarla karşılaşabilecekleri imasıyla susturmayı hedefler. Bu, tartışmayı bitiren ve gücü elinde bulunduranın belirleyici olacağını hatırlatan cepheleşmeci bir retoriktir.
Cumhuriyetin ilk yıllarını, özellikle İsmet İnönü dönemindeki tek partili CHP yönetimini, baskıcı, anti-demokratik ve halkın değerlerine yabancı bir “faşizm” dönemi olarak nitelemek için kullanılan bir ifadedir. Bu söylem, AK Parti’nin kendi iktidarını, o “karanlık” dönemin bir reddi ve gerçek demokrasinin başlangıcı olarak konumlandırmasını sağlar. Tarihi, “milletin değerlerini temsil edenler” ile “halka tepeden bakan, milleti istismar […]
Siyasi muhalefeti, iradelerini ve kontrollerini “küresel güç odaklarına” veya “LGBT‘ci” çevrelere teslim etmekle suçlayan, argo ve aşağılayıcı bir deyimdir. “Uçkur,” namus ve ahlakla ilgili güçlü kültürel çağrışımlara sahip bir kelimedir. Bu deyimin kullanımı, muhalefetin siyasi pozisyonunu rasyonel bir tercih olarak değil, ahlaki bir zafiyet ve irade kaybı olarak çerçeveler. Bu, siyasi rakibi hem gayrimilli (iradesini […]
Yine 17-25 Aralık sonrası Fethullah Gülen’i işaret etmek için kullanılan bir başka ifadedir. “Zat” kelimesi, saygıdan çok bir küçümseme, önemsizleştirme ve hatta şeytanileştirme iması taşır. Gülen’in ismini anmaktan imtina ederek, onu gayrişahsi ve meşruiyet dışı bir figür olarak kodlar. Bu ifade, “Pensilvanya” kullanımıyla birlikte, Gülen’i hem bir dış güçlerin piyonu hem de Türkiye’ye yönelik komploların […]