Arşivler: Sözlük Terimleri

Gönül coğrafyamız

Türkiye’nin fiziki sınırlarının ötesinde, Osmanlı İmparatorluğu’ndan miras kalan ve ortak tarih, kültür ve inanç bağlarıyla bağlı olunan coğrafyaları (Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Kuzey Afrika) ifade eden bir dış politika kavramıdır. Bu terim, “Yeni Türkiye” vizyonunun sadece ulusal sınırlarla kısıtlı olmadığını, Türkiye’nin bu “gönül coğrafyasında” tarihi bir sorumluluğu ve liderlik misyonu olduğunu ima eder. Dış politikayı, […]

Üç çocuk / Beş çocuk

Erdoğan’ın özellikle evlenen çiftlere ve gençlere yönelik sıkça tekrarladığı, aileyi ve nüfus artışını teşvik etmeyi amaçlayan bir toplumsal tavsiyedir. Bu söylem, sadece bir nüfus politikası olmanın ötesinde, “güçlü millet” idealinin temelinin “güçlü ve kalabalık aileler” olduğu fikrine dayanır. “En az üç çocuk” tavsiyesi, Türkiye’nin demografik geleceğine yönelik bir endişeyi ve vizyonu yansıtırken, aynı zamanda aileyi […]

Eline diline beline sahip ol

Aslen Hacı Bektaş-ı Veli’ye atfedilen ve Alevi-Bektaşi kültürünün temel ahlak ilkelerinden olan bu deyiş, Erdoğan tarafından genel bir ahlaki ilke ve toplumsal bir tavsiye olarak kullanılır. Konuşmalarda bu ifadeye yer verilmesi, liderin sadece siyasi bir figür değil, aynı zamanda toplumun tüm kesimlerinin ortak değerlerine sahip çıkan bir “akil insan,” bir ahlak rehberi olduğu imajını pekiştirir. […]

Dertli olmak

Siyaset yapmanın ve ülkeye hizmet etmenin ön koşulu olarak sunulan, ülkenin ve milletin sorunlarıyla hemhal olma, bu sorunları kişisel bir mesele olarak görme durumu. Erdoğan, kendisinin ve ekibinin “dertli” olduğunu vurgulayarak, rakiplerini ülkenin sorunlarına karşı kayıtsız, umursamaz ve yüzeysel olmakla itham eder. Bu ifade, “gönül adamı” olmanın temel şartı olarak sunulur ve siyasetçide aranan en […]

Türkiye Yüzyılı

2023 seçimleri öncesinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı vesilesiyle lanse edilen, AK Parti’nin gelecek vizyonunu ve iddiasını özetleyen kapsayıcı slogandır. Bu ifade, “Yeni Türkiye” vizyonunun bir sonraki aşamasıdır. Sadece bir seçim vaadi olmanın ötesinde, Türkiye’nin yeni bir çağa girdiğini, savunma sanayiinden teknolojiye, dış politikadan altyapıya kadar her alanda küresel bir güç olacağını ve bu yeni […]

Sürtük

Haziran 2022’de, Gezi Parkı eylemcilerine yönelik kullandığı, kamuoyunda çok büyük tepki çeken ve cinsiyetçi bulunan ağır hakaret ifadesidir. Bu kelimenin kullanımı, siyasi dildeki sertleşmenin ve kutuplaşmanın ulaştığı noktayı göstermesi açısından bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. “Çapulcu” gibi önceki nitelemelerden çok daha ağır olan bu ifade, “Onlar” olarak kodlanan muhalif kesimleri gayriahlaki ve gayrimeşru ilan […]

Nas

İslam fıkhında, Kuran ve Sünnet’e dayanan, yoruma kapalı, kesin ve bağlayıcı hüküm. Erdoğan, özellikle 2021 sonrasında uyguladığı düşük faiz politikasını eleştirenlere karşı “Naslar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” diyerek, ekonomi politikasını dini bir referansa dayandırmış ve bu kararın tartışılamaz olduğunu ima etmiştir. Bu ifade, siyasi bir kararı rasyonel ekonomik gerekçelerden çıkarıp, onu dini bir […]

Mankurt

Aslen Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanındaki, hafızasını ve kimliğini yitirerek efendisine köle olan karakterden alınmış bir hakaret ifadesidir. Erdoğan bu terimi, kendi milletine ve değerlerine yabancılaştığını, “üst aklın” veya dış güçlerin kontrolüne girdiğini düşündüğü aydınlar, siyasetçiler veya muhalifler için kullanır. “Monşer“den daha ağır bir ithamdır; zira sadece elitist olmakla değil, aynı zamanda köklerinden […]

Gözlerindeki ışıltı

Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, Türkiye Ekonomi Modeli’ni açıklarken kullandığı ve ekonomi yönetiminin rasyonel verilerden çok, iyimser bir inanca dayandığı yönündeki eleştirilerin sembolü haline gelen ifadedir. Erdoğan, bu ifadeyi doğrudan kullanmasa da ekonomiyle ilgili yaptığı benzer iyimser ve güvence veren açıklamalar bu söylemle birlikte anılır. Rasyonel ekonomik eleştirileri “karamsarlık” ve “dış güçlerin oyunu” […]

Bunlar daha iyi günleriniz

Muhaliflere, eleştirel seslere veya memnuniyetsizliğini dile getiren kesimlere yönelik kullanılan üstü kapalı bir tehdit ve uyarı ifadesidir. Genellikle ekonomik zorluklar veya siyasi baskılarla ilgili şikayetlere yanıt olarak söylenir ve mevcut durumdan şikayet edenleri, gelecekte daha da kötü koşullarla karşılaşabilecekleri imasıyla susturmayı hedefler. Bu, tartışmayı bitiren ve gücü elinde bulunduranın belirleyici olacağını hatırlatan cepheleşmeci bir retoriktir.

×

Giriş Yap

Üye Ol

Büyütülmüş Resim ×