Menderes’e atfedilen ve ordu içindeki generallerle yaşadığı gerilimi ve onlara duyduğu güvensizliği ifade ettiği iddia edilen bir sözdür. Bu ifade, Menderes’in ordunun hiyerarşik yapısını ve komuta kademesini küçümsediği, gerekirse orduyu daha alt rütbeli subaylarla bile yönetebileceğine inandığı şeklinde yorumlanmıştır. Bu söz, onun sivil-asker ilişkilerindeki gerilimi artıran ve ordunun bir kesiminde kendisine karşı büyük bir tepki doğuran en talihsiz ifadelerinden biri olarak kabul edilir. 27 Mayıs Darbesi’ne giden süreçte, ordunun Menderes’e karşı tavır almasının nedenlerinden biri olarak sıkça dile getirilmiştir.
Menderes’in siyasi söyleminde anlamı ve çağrışımı sürekli değişen bir kavramdır. Kendi muhalefet yıllarında (1946-1950), “muhalefet”i demokrasinin olmazsa olmaz bir unsuru, iktidarı denetleyen meşru bir güç olarak tanımlamıştır. Ancak iktidara geldikten sonra, özellikle CHP’ye yönelik olarak “muhalefet” kelimesine olumsuz anlamlar yüklemeye başlamıştır. İktidarının sonlarına doğru “muhalefet”, artık yapıcı eleştiri getiren bir kurum değil, ülkenin kalkınmasını engellemeye […]
1950’lerin sonlarında, DP iktidarına karşı muhalefet partilerinin (CHP, Hürriyet Partisi, Cumhuriyetçi Millet Partisi vb.) oluşturduğu ittifak veya iş birliği arayışını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu cepheleşme, DP’nin artan otoriter eğilimlerine ve seçim sisteminin ittifakları zorunlu kılmasına bir yanıttı. Menderes, bu ittifakı “Milli Muhalefet Cephesi” veya “Kin ve Husumet Cephesi” gibi isimlerle anarak gayrimeşru göstermeye […]
DP iktidarının son döneminde (1958-1960), artan siyasi ve ekonomik sıkıntılara karşı Menderes tarafından başlatılan bir siyasi mobilizasyon hareketidir. Söylem düzeyinde, “politika ve ihtirastan vareste vatandaşları” muhalefetin oluşturduğu “kin ve husumet cephesine” karşı birleştirmeyi amaçlayan bir birlik çağrısıdır. Ancak pratikte, toplumu keskin bir şekilde DP yandaşları ve “düşmanlar” olarak ikiye bölen, devlet imkanlarının (özellikle radyonun) partizan […]