Dilbilgisel Kategoriler: Kavram

Dava

Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in siyasi mücadelesini tanımlamak için kullanılan kutsal ve aşkın bir kavramdır. “Dava“, basit bir siyasi program veya parti hedefi değil, nesiller boyu sürecek olan Türk-İslam ülküsünü gerçekleştirme misyonudur. Bu kavram, siyaseti dünyevi bir faaliyet olmaktan çıkarıp, onu uğruna fedakârlık yapılan, şehitler verilen manevi bir yolculuğa dönüştürür. “Davamız tarla davası değil, millet davasıydı, Türklük davasıydı, […]

Davam

Erbakan’ın Milli Görüş hareketini ve siyasi mücadelesini tanımlamak için kullandığı, aynı zamanda temel görüşlerini anlattığı kitabının da adıdır. “Dava” kelimesi, siyasi bir programdan daha fazlasını; uğruna ömür adanan, ilahi bir kaynağı olan, ahlaki bir amacı bulunan ve nesiller boyu sürecek kutsal bir mücadeleyi ifade eder. Bu dava, “Hak nizamı hâkim kılmak” ve “tüm insanlığın saadeti” […]

Demokrasi

Bayar’ın siyasi lügatinin, özellikle 1946 sonrası döneminin en merkezi kavramıdır. Ancak bu kavramı, liberal demokrasilerdeki gibi denge-denetleme mekanizmalarını içeren çoğulcu bir yapıdan ziyade, halkın iradesinin sandık yoluyla doğrudan iktidara yansıdığı çoğunlukçu bir sistem olarak tanımlar. DP’nin kuruluş amacı “memlekette demokrasinin tam manasıyla tahakkuk etmesi” olarak açıklanmıştır. Muhalefetteyken CHP’ye karşı bir özgürlük ve meşruiyet talebi olan […]

Devlet

Ecevit’in söyleminde zaman içinde anlamı ve vurgusu değişen, çift karakterli bir kavramdır. 1970’lerdeki “halkçı” Ecevit için “devlet,” halkın yararına yeniden düzenlenmesi, sosyal adaleti sağlamak için ekonomiye müdahale etmesi gereken bir araçtır (“sosyal devlet“). Ancak aynı zamanda, içindeki “kontrgerilla” gibi illegal yapılarla, halktan kopuk ve baskıcı olabilen bir aygıttır. Bu dönemde vurgu, devleti halka hizmet ettirmek […]

Devlet Aklı

Siyasi partilerin günlük çekişmelerinin ve anlık çıkarlarının ötesinde, devletin uzun vadeli çıkarlarını ve bekasını gözeten, tarihsel bir derinliğe sahip, rasyonel ve soğukkanlı bir yönetim anlayışını ifade eder. Bahçeli, MHP’nin ve kendisinin politikalarını sık sık “devlet aklı” ile hareket etmenin bir gereği olarak sunar. Özellikle kritik anlarda alınan kararlar (örneğin Cumhur İttifakı’nın kurulması), parti çıkarlarından ziyade […]

Devlet baba

Özal’ın, eleştirdiği ve yıkmayı hedeflediği geleneksel patrimonyal devlet anlayışını tanımlamak için kullandığı bir metafordur. Bu anlayışta devlet, vatandaşlarını “kul” olarak gören, her şeye karışan, koruyan ama aynı zamanda cezalandıran bir babadır. Özal’a göre bu anlayış, bireysel girişimin ve özgürlüğün önündeki en büyük engeldir. Bu metaforu kullanarak, kendi liberal devlet anlayışını (hizmet eden devlet) geleneksel anlayışın […]

Devletçilik

Ecevit, CHP’nin altı okundan biri olan devletçilik ilkesini kendi “demokratik sol” anlayışı çerçevesinde yeniden yorumlamıştır. Onun devletçilik anlayışı, katı sosyalist bir modelde olduğu gibi tüm üretim araçlarının devletleştirilmesini veya özel teşebbüsün tamamen ortadan kaldırılmasını savunmaz. Ecevit’e göre devletçilik, ekonominin ne tek başına devletin ne de tek başına özel sektörün tekelinde olmasına izin vermeyen bir denge […]

Devletin Bekası

Devletin varlığının ve bütünlüğünün korunmasının her türlü siyasi mülahazanın üzerinde olduğu fikrini ifade eden bir kavramdır. Bayar bu terimi, özellikle dış tehditler veya iç karışıklıklar karşısında milli birliği ve devletin otoritesini vurgulamak için kullanmıştır. Bu, onun İttihat ve Terakki geleneğinden gelen devlet merkezli siyaset anlayışının bir yansımasıdır.

Din ve vicdan özgürlüğü

Özal’ın liberal felsefesinin üç temel ayağından biridir (diğerleri teşebbüs ve düşünce özgürlüğü). Bu kavramı, sadece laikliğin bir gereği olarak değil, aynı zamanda muhafazakâr tabanına bir güvence olarak sunmuştur. Onun dilinde bu özgürlük, devletin dini hayata müdahale etmemesi ve dindar vatandaşların kamusal alanda kimlikleriyle var olabilmesi anlamına gelir. Bu vurgu, onun liberal-muhafazakâr sentezinin temel harcıdır.

Dış Politika

Ecevit’in söyleminde dış politika, “ulusal onur,” “bağımsızlık” ve “çok yönlülük” ilkeleri üzerine kuruludur. Başbakanlık yaptığı dönemlerde Türkiye’nin sadece Batı’ya endeksli bir politika izlemesine karşı çıkmıştır. NATO üyeliğini sorgulamamakla birlikte, ABD ile ilişkilerde eşit ve onurlu bir ortaklık kurulmasını savunmuş, bunu haşhaş ve Kıbrıs krizlerinde göstermiştir. Aynı zamanda, komşu ülkelerle, Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelerle, […]

×

Giriş Yap

Üye Ol

Büyütülmüş Resim ×