Ecevit’in siyasi düşüncesinde merkezi ve zamanla vurgusu değişen bir ilkedir. Kariyerinin başından sonuna kadar laikliğin tavizsiz bir savunucusu olmuştur. Ancak onun laiklik anlayışı iki farklı dönemde incelenebilir. 1970’lerde, özellikle muhafazakâr kitlelere ulaşma çabasıyla “inançlara saygılı laiklik” formülünü geliştirmiştir. Bu, laikliğin din karşıtlığı olmadığını, aksine tüm inançların güvencesi olduğunu vurgulayan daha liberal ve kapsayıcı bir yorumdur. […]
Dilbilgisel Kategoriler: Kavram
Liberal Muhafazakârlık
Özal’ın ve ANAP’ın siyasi ideolojisini tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Ekonomide liberalizmi (serbest piyasa, özelleştirme, dışa açılma) ve sosyal hayatta muhafazakârlığı (aile, din, gelenekler) birleştiren bir sentezi ifade eder. Bu sentez, hem Batı ile entegrasyonu savunan modernleşmeci kesimlere hem de geleneksel değerlere bağlı muhafazakâr kitlelere aynı anda hitap etmeyi amaçlamıştır.
Liyakat
Kılıçdaroğlu’nun söyleminin temel taşlarından biridir. Devlet yönetiminde ve kamudaki görevlendirmelerde partizanlık, akrabalık veya sadakat yerine, işin ehli olmanın, bilgi, birikim ve yeteneğin esas alınması gerektiğini savunan ilkedir. Ona göre, devletteki çürümenin ve adaletsizliğin temel nedeni liyakat sisteminin çökmesidir. “Devlet; liyakatle, bilgiyle, birikimle, adaletle yönetilir” sözü, onun yönetim felsefesinin özetidir. Liyakati, adaletin bir ön koşulu olarak […]