27 Mayıs 1960 darbesinden sonra, Adnan Menderes ve diğer DP yöneticilerinin yargılandığı Marmara Denizi’ndeki adanın adıdır. Menderes’in siyasi lügatine ölümünden sonra dahil olan bu terim, onun ve döneminin trajik sonunu simgeler. Yassıada’daki duruşmalar sırasında Menderes’in yaptığı savunmalar ve tutukluluk koşullarıyla ilgili beyanları (“Kumandan beyefendinin büyük lütufları olmasa…” ), onun siyasi kariyerinin son sözleri olarak tarihe geçmiştir. Yıllar içinde “Yassıada“, Menderes’i destekleyenler için bir zulüm, haksızlık ve “demokrasi şehitliği” mekanı anlamına gelirken; darbeyi destekleyenler için ise bir hesap sorma ve adaletin tecellisi mekanı olarak farklı anlamlar yüklenmiştir.
Menderes’in, CHP’nin başını çektiği muhalefetin yıkıcı ve uzlaşmaz olduğunu düşündüğü tutumuna yönelik kişisel sitemini ve öfkesini yansıtan bir ifadedir. Bu söz, siyasi eleştirinin ötesine geçerek, muhalefeti gayrimeşru ve hatta gayriahlaki bir konuma yerleştirir. “Düşman” kelimesinin kullanılması, siyasi rekabetin ne kadar sertleştiğini ve Menderes’in muhalefeti artık meşru bir rakip olarak değil, neredeyse kişisel bir hasım olarak […]
Menderes döneminde, özellikle iktidarının ikinci yarısında, hükümetin en önemli propaganda araçlarından biri haline gelen Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (o zamanki adıyla) öncülüdür. Muhalefet, devlet radyosunun tamamen DP’nin siyasi çıkarları için kullanıldığını, muhalefet partilerine yer verilmediğini ve tek taraflı bir yayın politikası izlendiğini şiddetle eleştirmiştir. Özellikle Vatan Cephesi’ne katılanların isimlerinin her gün radyodan anons edilmesi, […]
Menderes’in, 1958’de “Vatan Cephesi“ni kurarken, muhalefet partilerinin oluşturduğu ittifakı tanımlamak için kullandığı son derece olumsuz bir ifadedir. Menderes, kendi cephesini “politika ve ihtirastan vareste vatandaşların” oluşturduğu bir vatanseverlik hareketi olarak sunarken, rakiplerini ülkenin kalkınmasını ve istikrarını istemeyen, sadece “kin ve husumet” duygularıyla hareket eden yıkıcı bir güç olarak etiketlemiştir. Bu dil, siyasi alanı ahlaki bir […]