Devlet Bahçeli’nin 2009 yılında bir parti toplantısında, partisinin 40. yılına atıfta bulunurken yaptığı iddia edilen bir matematiksel hesaplamaya dayanan ve sonrasında popüler kültürde yer edinen bir ifadedir. Bahçeli’nin, çeşitli illerden gelen delegelerin sayısını toplarken yaptığı basit bir toplama işleminin sonucunu “kırk eder” şeklinde ifade etmesi, siyasi rakipleri tarafından alay konusu yapılmış, ancak zamanla Bahçeli’nin halkla […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Uçkuru kaptırmak
Siyasi muhalefeti, iradelerini ve kontrollerini “küresel güç odaklarına” veya “LGBT‘ci” çevrelere teslim etmekle suçlayan, argo ve aşağılayıcı bir deyimdir. “Uçkur,” namus ve ahlakla ilgili güçlü kültürel çağrışımlara sahip bir kelimedir. Bu deyimin kullanımı, muhalefetin siyasi pozisyonunu rasyonel bir tercih olarak değil, ahlaki bir zafiyet ve irade kaybı olarak çerçeveler. Bu, siyasi rakibi hem gayrimilli (iradesini […]
Terörsüz Türkiye
Hükümetin terörle mücadeledeki nihai hedefini ve vizyonunu özetleyen bir slogandır. Bu ifade, sadece askeri operasyonları değil, aynı zamanda kalkınma, refah ve güçlenmeyi de içeren bütüncül bir gelecek vaadi olarak sunulur. “Önce terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge” hedefiyle, mücadele ulusal sınırların ötesine taşınır ve proaktif bir güvenlik anlayışını yansıtır. Bu söylem, terörle mücadeleyi partiler üstü bir […]
Statüko
Değişime direnen, eski Türkiye’nin alışkanlıklarını ve kurumlarını temsil eden yerleşik düzeni ifade eder. Erdoğan’ın söyleminde “statüko,” AK Parti’nin reformlarına ve “Yeni Türkiye” inşasına karşı çıkan “vesayet odakları” ile eş anlamlıdır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçim zaferleri, “statükonun kaybettiği” ve “vesayetin en büyük mağlubiyetini yaşadığı” anlar olarak çerçevelenir. Bu, AK Parti’nin siyasetini sürekli bir devrimci değişim ve ilerleme […]
Kızılelma
Türk mitolojisinde fethedilmesi hedeflenen, ulaşıldıkça daha ileriye taşınan bir ülküyü simgeleyen “Kızılelma“, Erdoğan’ın söyleminde modern Türkiye için yeniden formüle edilmiştir. Bu kavram, bir yandan “Türkiye Yüzyılı” gibi soyut ve büyük bir ulusal hedefi, diğer yandan Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçağı gibi somut teknolojik başarıları ifade eder. Bu çift anlamlı kullanım, Türkiye’nin hem manevi hedefleri olan […]
Çürük
“Sürtük” ifadesiyle birlikte, özellikle 2013 Gezi Parkı protestolarına katılanları ahlaki olarak değersizleştirmek ve toplumun sağlıklı bünyesinden atılması gereken “bozuk” unsurlar olarak tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Bu terim, “çapulcu” gibi siyasi bir aşağılamanın ötesine geçerek, muhatapları biyolojik bir metafor üzerinden (çürük meyve gibi) gayriinsani bir kategoriye sokar. Bu dil, hedef alınan gruplara yönelik her türlü […]
Corç / Hans
Türkiye’nin iç işlerine müdahale ettiği veya politikalarını eleştirdiği varsayılan Batılı (özellikle Amerikalı ve Alman) güçleri ve liderleri temsil etmek için kullanılan sembolik ve küçümseyici isimlerdir. “Corç ne der, Hans ne der, ona bakmam” gibi kullanımlar, Batı’dan gelen eleştirileri umursamadığını, milli ve bağımsız bir politika izlediğini vurgulayan bir meydan okumadır. Bu, “monşer” eleştirisinin uluslararası siyasete uyarlanmış […]
Büyük resim
“Büyük Oyun” ile ilişkili olarak, tekil olayların (bir protesto, bir ekonomik dalgalanma, bir terör saldırısı) aslında Türkiye’ye karşı daha geniş, organize ve kötü niyetli bir komplonun parçası olduğunu iddia eden bir çerçevedir. Bu retorikte lider, sıradan vatandaşların ve muhalefetin göremediği gizli bağlantıları ve derin planları anlama yetisine sahip, “büyük resmi” görebilen tek kişi olarak konumlanır. […]
Birileri
Türkiye’nin ilerlemesinden rahatsız olan, komplolar kuran ancak isimleri açıkça zikredilmeyen gizemli iç ve dış odakları ifade etmek için kullanılan bir zamirdir. Bu terim, “Üst Akıl” veya “Şer Odakları” gibi daha somut komplo anlatılarının daha muğlak ve gündelik bir versiyonudur. Bu belirsizlik, her türlü olumsuzluğun faili olarak bu gizemli “birileri“ni işaret etme esnekliği sağlar ve dinleyicide […]
Benim milletim
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından bahsederken kullanılan, güçlü bir aidiyet ve sahiplenme bildiren bir ifadedir. Bu kullanım, lider ile millet arasında rasyonel bir siyasi temsiliyet ilişkisinden öte, kişisel, duygusal ve paternalist (babacan) bir bağ kurar. “Benim milletim” ifadesi, liderin milletin iradesini, değerlerini ve çıkarlarını en iyi bilen ve koruyan yegâne kişi olduğu imasını taşır. Bu, popülist liderin […]