Demirel’in siyasi kariyerinin başlarında, Isparta’nın İslamköy’ünden gelmesi ve köylü kökenini vurgulamak için kullanılan, zamanla kendisinin de benimsediği bir lakaptır. Bu lakap, onu halktan biri, Anadolu’nun bağrından çıkmış samimi bir lider olarak konumlandırır. “Çoban” imgesi, hem alçakgönüllülük hem de bilge liderlik (sürüsünü güden) gibi pozitif çağrışımlar içerir. Bu, onun şehirli ve bürokratik elite karşı “çevre“nin temsilcisi […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Çoğunluk Demokrasisi
Bayar’ın demokrasi anlayışını tanımlayan, “Milli İrade” doktrininin teorik ifadesidir. Bu anlayışa göre, seçimlerde çoğunluğu elde eden partinin, bir sonraki seçime kadar ülkeyi yönetme konusunda mutlak ve sınırsız bir yetkisi vardır. Azınlık hakları, güçler ayrılığı veya anayasal denge-denetleme mekanizmaları, bu çoğunluk iradesini engelleyici unsurlar olarak görüldüğünde ikincil kalır. Bu kavram, DP’nin iktidarını meşrulaştırma biçimini ve muhalefetle […]
Corç / Hans
Türkiye’nin iç işlerine müdahale ettiği veya politikalarını eleştirdiği varsayılan Batılı (özellikle Amerikalı ve Alman) güçleri ve liderleri temsil etmek için kullanılan sembolik ve küçümseyici isimlerdir. “Corç ne der, Hans ne der, ona bakmam” gibi kullanımlar, Batı’dan gelen eleştirileri umursamadığını, milli ve bağımsız bir politika izlediğini vurgulayan bir meydan okumadır. Bu, “monşer” eleştirisinin uluslararası siyasete uyarlanmış […]
Cumhur İttifakı
MHP’nin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile kurduğu siyasi ittifakı tanımlayan resmi isimdir. Bahçeli’nin söyleminde bu ittifak, basit bir seçim işbirliğinin çok ötesinde, Türkiye’nin “beka mücadelesini” yürüten, milli ve ahlaki bir birliktelik olarak sunulur. Rakip ittifak olan “Zillet İttifakı“nın yıkıcı, ahlaksız ve gayrimilli karakterine karşı, Cumhur İttifakı “varını yoğunu Türk milletine adamış“, “tek yürek, tek […]
Cumhurbaşkanı oldum diye namazı mı terk edeceğim?
Cumhurbaşkanı seçildikten sonra kamusal alanda dini vecibelerini yerine getirmesine yönelik eleştirilere verdiği cevaptır. Bu ifade, dindarlığın kişisel bir tercih olduğunu ve kamusal bir makamla çelişmediğini vurgular. Laikliğin katı yorumuna bir meydan okumadır ve onun “sivil dindarlık” anlayışını özetler. Bu sözle, dindar kimliğini modern ve demokratik bir lider kimliğiyle başarıyla bütünleştirmiştir.
Çürük
“Sürtük” ifadesiyle birlikte, özellikle 2013 Gezi Parkı protestolarına katılanları ahlaki olarak değersizleştirmek ve toplumun sağlıklı bünyesinden atılması gereken “bozuk” unsurlar olarak tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Bu terim, “çapulcu” gibi siyasi bir aşağılamanın ötesine geçerek, muhatapları biyolojik bir metafor üzerinden (çürük meyve gibi) gayriinsani bir kategoriye sokar. Bu dil, hedef alınan gruplara yönelik her türlü […]
D-8 (Gelişen Sekiz Ülke)
Erbakan’ın başbakanlığı döneminde (1997) Türkiye’nin öncülüğünde Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya ve Pakistan’ın katılımıyla kurulan ekonomik işbirliği örgütüdür. Erbakan için D-8, sadece bir ekonomik birlik değil, “zulüm dünyası yerine yeni bir adil dünya düzeni kurulması” yolunda atılmış somut bir adım ve bu “yeni saadet dünyasının çekirdeği“dir. Bayrağındaki altı yıldız, örgütün temel ilkelerini simgeler: “Savaş […]
Daniskası olmak
Bir konuda en ileri düzeyde, en yetkin veya en aşırı noktada olmayı ifade eden bir deyimdir. Erdoğan bu ifadeyi, genellikle siyasi rakiplerinin veya muhaliflerinin kendisini eleştirdiği bir konuda, aslında o konunun “en önde gideninin,” “en âlâsının” kendisi olduğunu iddia etmek için kullanır. Örneğin, çevrecilik eleştirilerine karşı “çevreciliğin daniskasını biz yaptık” gibi bir kullanım, eleştiriyi boşa […]
Darbe
Yılmaz’ın, özellikle 28 Şubat sürecinde, sivil siyasete yönelik en büyük tehdit olarak tanımladığı kavramdır. Söyleminde “darbe” ihtimalini yüksek sesle dile getirmekten çekinmemiş, hatta “Darbe olacak mı diye tartışmak bile… ayıptır” diyerek bu tartışmanın kendisinin bile demokrasiye zarar verdiğini vurgulamıştır. Ancak aynı zamanda, “Gelin darbe olmasın, rejim tehlikeye uğramasın diye işbirliği yapalım” gibi çağrılarıyla, darbe tehdidini […]
Dava
“Dava”, Türkeş’in lügatinde siyasi mücadeleyi ahlaki ve tarihsel bir görev haline getiren ana kavramlardan biridir. Dava, yalnızca parti başarısı için değil, milletin bekası, devletin güçlenmesi ve Türk dünyasının yükselişi için verilen uzun soluklu mücadeleyi anlatır. Bu kelime, hareket içinde sadakat ve fedakârlık üretir. “Dava adamı” tipi de bu kavramdan doğar.