Genellikle dış politika bağlamında, küresel veya bölgesel güç sahibi olan ve Ortadoğu gibi bölgelerdeki olaylara müdahale eden devletleri (ABD, Rusya vb.) tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Kılıçdaroğlu, bu terimi kullanarak Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kendi kaderlerini tayin etme hakkını savunur. Özellikle OBİT projesi, bölge sorunlarının “egemen güçlerin” müdahalesi olmadan çözülmesi fikrine dayanır. Bu söylem, anti-emperyalist […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Ehli Salip
Tarihteki Haçlı Seferleri’ne katılan Hristiyan ordularını tanımlayan “Haçlılar” kelimesinin Osmanlıca karşılığıdır. Bahçeli, bu tarihi terimi günümüze taşıyarak, Türkiye’ye karşı hareket ettiğini düşündüğü Batılı ülkeleri ve uluslararası güçleri “modern Haçlılar” olarak kodlar. Bu kullanım, Türkiye’ye yönelik dış baskıların ve eleştirilerin yeni olmadığını, aksine yüzlerce yıldır devam eden tarihi bir “Haçlı zihniyetinin” günümüzdeki bir yansıması olduğunu iddia […]
Ekmek İçin Maya Lazım
Erbakan’ın siyasi rakiplerinin projelerinin ve vaatlerinin neden başarısız olmaya mahkum olduğunu açıklamak için kullandığı güçlü bir metafordur. “Un, su, tuz” gibi maddi unsurların bir araya gelmesinin tek başına “ekmek” (başarılı bir sonuç) üretmeye yetmeyeceğini, bunun için asıl gerekli olanın “maya” olduğunu belirtir. Buradaki “maya,” Milli Görüş’ün temsil ettiği inanç, ahlak, maneviyat, doğru ideoloji ve “ruh […]
El ele büyüttük sevgiyi
Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit ile birlikte yazdığı bir şiirin ve bu şiirleri topladıkları kitabın adıdır. Bu dize, onların sadece kişisel ilişkilerini değil, aynı zamanda siyasi yoldaşlıklarını da simgeler. Siyasetin sert ve çatışmacı dünyasına karşı, sevgiyi, dayanışmayı ve insani değerleri öne çıkaran bir ifadedir. Ecevit’in siyasi imajına “şair” ve “zarif” kimliğinin yanı sıra, sadık bir eş […]
Elektriğin komünisti olur mu?
Soğuk Savaş döneminde, komünist bir ülke olan Bulgaristan’dan elektrik alınmasını eleştirenlere karşı kullandığı bir ifadedir. Bu retorik soru, ideolojik saplantıların ülkenin pratik ihtiyaçlarının önüne geçmemesi gerektiğini savunur. Retorik işlevi, kalkınma ve teknolojinin (elektrik) ideolojiler üstü olduğunu vurgulayarak, eleştirileri pragmatizm temelinde geçersiz kılmaktır. Bu söz, Demirel’in “Bize plan değil, pilav lazım” anlayışıyla tutarlıdır; yani önemli olanın […]
Eline diline beline sahip ol
Aslen Hacı Bektaş-ı Veli’ye atfedilen ve Alevi-Bektaşi kültürünün temel ahlak ilkelerinden olan bu deyiş, Erdoğan tarafından genel bir ahlaki ilke ve toplumsal bir tavsiye olarak kullanılır. Konuşmalarda bu ifadeye yer verilmesi, liderin sadece siyasi bir figür değil, aynı zamanda toplumun tüm kesimlerinin ortak değerlerine sahip çıkan bir “akil insan,” bir ahlak rehberi olduğu imajını pekiştirir. […]
Emek
Ecevit’in demokratik sol ideolojisinin temel taşıdır. Onun için “emek,” sadece bir üretim faktörü değil, toplumun en değerli ve onurlu kesimidir. Siyasi mücadelesinin merkezine, emeğin sömürülmesine karşı çıkmayı ve emekçilerin haklarını (işçiler, köylüler, memurlar) korumayı koymuştur. Çalışma Bakanlığı döneminde grev ve toplu sözleşme yasalarını çıkarması, bu ilkenin somut bir yansımasıdır. “Ne ezen ne ezilen, insanca hakça […]
En kalbî
Özellikle mitingler ve halka açık toplu hitapların sonunda, selamlama ve iyi dilek ifadelerinin (“en kalbî duygularımla,” “en kalbî selamlarımla“) başına eklenen ve samimiyet vurgusunu artırmayı amaçlayan bir sıfattır. “Kalbî,” yani “kalpten gelen” kelimesinin “en” derecelendirme zarfıyla pekiştirilmesi, liderin halkla kurduğu bağın protokol veya nezaket gereği değil, içten ve derin bir sevgiye dayandığı mesajını verir. Bu, […]
Enayi miyim?
“Seçimden önce zam yapacak kadar enayi miyim?” şeklinde kullandığı bu ifade, onun siyaseti popülist ve pragmatik bir bakış açısıyla ele aldığını gösterir. Siyasi kararların zamanlamasının, kamuoyu algısı ve seçim sonuçları üzerindeki etkisine ne kadar önem verdiğini ortaya koyar. Bu argo ve samimi dil, onun “halktan biri” imajını güçlendirir ve siyasetin perde arkasındaki “gerçekleri” halkla paylaşıyormuş […]
Enkaz devraldık
İktidara gelen hükümetlerin, kendilerinden önceki yönetimi eleştirmek ve kendi dönemlerinde yaşanabilecek olası başarısızlıklar için bir mazeret hazırlamak amacıyla kullandığı klasik bir siyasi ifadedir. Bu ifadenin Türk siyasetindeki popülerleşmesinde Demirel’in önemli bir rolü olmuştur. Siyasi işlevi, başlangıçta halktan bir kredi talep etmek, beklentileri düşürmek ve siyasi sorumluluğu geçmişe yüklemektir. Bu, siyasi anlatıyı kontrol etme ve kendi […]