1980 öncesi dönemde, siyasi rakibi Bülent Ecevit’in yönetim becerisini ve hükümetinin etkinliğini eleştirmek için kullandığı aşağılayıcı bir benzetmedir. Bu ifade, Ecevit’i pratik zekadan yoksun, elindeki kaynakları yönetemeyen ve beceriksiz bir lider olarak tasvir eder. “Kaz” gibi kırsal hayata ait bir imge kullanılması, Demirel’in kendi “halk adamı” kimliğini ve pratik zekasını, Ecevit’in ise halktan kopuk ve […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Dörtlü Takrir
7 Haziran 1945’te Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan tarafından CHP Meclis Grubu’na sunulan ve Türkiye’de çok partili hayata geçişin fitilini ateşleyen tarihi önergedir. Takrir, anayasanın tam olarak uygulanmasını, parti tüzüğündeki antidemokratik hükümlerin kaldırılmasını ve daha fazla demokrasi ve özgürlük talep ediyordu. Önergenin reddedilmesi ve imzacılarının (Bayar hariç) partiden ihraç edilmesi, Demokrat […]
Dörtlü Takrir
7 Haziran 1945’te Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından CHP meclis grubuna sunulan ve Türkiye’de çok partili hayata geçişin başlangıç noktası kabul edilen önergedir. Takrir, anayasanın tam olarak uygulanmasını, meclis denetiminin işletilmesini ve siyasi özgürlüklerin güvence altına alınmasını talep ediyordu. Bayar’ın söyleminde bu olay, anti-demokratik “tek parti zihniyetine” karşı başlatılan meşru […]
Dostlarımızla Birlikte
Kılıçdaroğlu’nun, özellikle 37. Olağan Kurultay’dan sonra sıkça kullandığı ve Millet İttifakı’nı ve potansiyel müttefikleri kapsayan bir ifadedir. Bu ifade, CHP’nin tek başına değil, geniş bir siyasi ve toplumsal koalisyonla iktidara geleceği stratejisini yansıtır. “Dostlar” kelimesinin seçimi, “müttefikler” veya “ortaklar” gibi daha teknik ve mesafeli terimler yerine, daha sıcak, samimi ve ideolojik farklılıkları aşan bir birliktelik […]
Dün dündür, bugün bugündür
Demirel‘in siyasi pragmatizmini ve durumsal esnekliğini en iyi özetleyen, adeta onunla özdeşleşmiş bir aforizmadır. Bu söz, geçmişte söylenen sözlerin veya alınan pozisyonların bugünün koşullarında geçerli olmayabileceğini ifade eder. Siyasi işlevi, politika değişikliklerini, yeni ittifakları veya çelişkili gibi görünen adımları meşrulaştırmaktır. Eleştirenler tarafından ilkesizlikle suçlansa da, Demirel bu ifadeyi siyasetin katı ideolojilerle değil, değişen şartlara göre […]
Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz
“Dün dündür, bugün bugündür” felsefesini pekiştiren, halk dilinden alınmış bir deyimdir. Bu ifade, geçmişin başarıları veya yöntemleriyle bugünün sorunlarının çözülemeyeceğini, her dönemin kendi koşulları ve çözümleri olduğunu anlatır. Retorik olarak, siyasette sürekli bir yenilenme ve adaptasyon gerekliliğini vurgular. Demirel bu sözle hem kendi esnekliğini meşrulaştırır hem de rakiplerini geçmişe takılıp kalmakla, günün gerçeklerinden kopuk olmakla […]
Dünya beşten büyüktür
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) veto hakkına sahip olduğu mevcut küresel düzenin adaletsizliğini ve temsildeki yetersizliğini eleştiren, Erdoğan’ın dış politika vizyonunun temel sloganıdır. Bu ifade, ilk kez 2013 yılında kullanılmış ve o zamandan beri Erdoğan’ın en güçlü ve en çok bilinen söylemlerinden biri haline gelmiştir. Sloganın birden […]
Durmak yok yola devam
AK Parti’nin seçim kampanyalarında ve siyasi söyleminde sürekliliği, kararlılığı ve icraatlarının devam edeceği mesajını vermek için kullandığı en bilinen sloganlardan biridir. Bu ifade, elde edilen başarılara rağmen rehavete kapılmadan, “Yeni Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” gibi daha büyük hedeflere doğru ilerleme azmini vurgular. Slogan, seçmene bir istikrar vaadi sunarken, aynı zamanda muhalefetin iktidara gelmesinin bu ilerleyişi […]
Düşünme Yöntemi
Ecevit’in şiire ve sanata yüklediği işlevi tanımlamak için kullandığı bir ifadedir. Kendisiyle yapılan bir söyleşide, şiiri bir iletişim aracı veya topluma mesaj verme yolu olarak değil, “bir düşünme yöntemi” olarak gördüğünü belirtmiştir. Ona göre şiir ve sanat, “düzyazı diliyle düşünülebilenin ötesine geçme” imkanı sunar. Bu ifade, Ecevit’in entelektüel derinliğini ve siyaseti sadece pragmatik bir eylem […]